Sosyal Medya Nedir?
Sosyal medya; içeriğin tüketici tarafından oluşturulup, yine başka tüketicilerin kullanımına sunulduğu mecradır. Sosyal kelimesinin kullanılması asıl sebebi , bu içerik oluşturma işleminin paylaşım, sosyalleşme sonucu oluşması.
Geleneksel medya ile sosyal medya 2 noktada ayrılıyor.
1.nokta, sosyal medyada içeriği kişiler oluşturuyor, geleneksel medya da ise belirli bir yönetimi ve işleyişi olan kurumlar.
2.nokta,Sosyal medya ,geleneksel medyaya göre daha özgür ama bir o kadar da kontrolsüz.
Sosyal medya araçlarını sayınca Facebook, Friendfeed, Twitter ilk aklıma gelenler.
Bunları kendi içinde ayırdığımda;
Facebook: Sosyal medyanın en belirgin mecrası diyebiliriz. Çünkü burada her insan bir mecra haline geliyor. Her insan yayın yapan bir kanal gibi. Yazılar,videolar paylaşıyor,yorumlar yapıyor. Bir anlamda kendi medyamızı kurmak gibi. Yayın yapısı da tamamen kişisel. Sevdiğiniz, beğendiğiniz, güldüğünüz videoları paylaşıyor, arkadaşlarınızın videolarına yorumlar yazıyorsunuz. Bir anlamda kendinizi bulup, keşfedip, başkalarına gösterdiğiniz yer. Paylaştıklarınız beğenilir, ilgi çekerse takipçileriniz oluyor.
Özetle facebook kendi kanalınız, ifade noktanız. Böyle olunca da çok hızlı büyüyor. Çünkü herkes kendini ifade etmeye çalışıyor. Son rakamlara göre Türkiye’de 24 milyon, Dünya’da 500 milyon üyesi var. Bir anlamda; facebook her dinden dilden insanın buluşup kendini keşfettiği, anlattığı bir ülke.
Friendfeed: Onu tartışma platformu, kafe, buluşma mekanı olarak tanımlıyorum. Facebook ile kıyaslayınca daha az ve daha farklı bir kitlesi var. Ülkemizde daha çok pazarlamacı ve bilişim sektöründen insanların kullandığı, kullanırken de sahiplendikleri bir mecra.
Siz kelime, cümle ya da cümleler yazıyorsunuz. İnsanlar altına yorumlar yazıyorlar, yazdıklarınızı beğeniyorlar. Buranın asıl farkı ;fikir alışveriş yeri olması. Bir konu hakkında soru sorup insanların fikirlerini alabiliyor, Tartışmalara katılıp fikir beyan edebiliyorsunuz.
Friendfeed de takipçi sistemiyle işliyor. Paylaşımlarınız, yazdıklarınız beğenilirse daha fazla insan sizi takip etmeye, yorum yazmaya başlıyor. Tabi siz de onlara karşı kendinizi sorumlu hissediyor, paylaştığınız içeriği daha dikkatli seçiyorsunuz. Belki de seçmeyip takipçi kaybına uğruyorsunuz. Burada tercih size kalıyor.
Twitter: Facebook’tan sonra sosyal medyanın en meşhuru o diyebiliriz. Aslında bu kadar meşhur olma nedeni, doğasından geliyor. Çünkü Twitter ‘ın asıl ve tek mantığı ben kimim, ne yapıyorum, ne söylüyorum üzerine kurulu. Yani bir anlamda kendinizi topluma mal ediyorsunuz. “Topluma mal olmak” dedikleri kavramın, sosyal medyadaki hali. Twitter bu yüzden daha çok ünlülerin kullandığı bir mecra. Onlar ne yaptıklarını yazıyor, paylaşıyorlar. İnsanlar da takip ediyor.
Aslında dikkatlice baktığınızda twitter monolog bir yapıya sahip.Herkes bir şeyler söylüyor. Ama bazılarının sesi duyulup dinleniyor. Bazıları ise söyledikleri ile kalıyorlar, takip edilmiyorlar. İnsanlar sizi takip etmek için bir özelliğinizin olmasını istiyor. Belki de Twitter’ ın bu yüzden itici bir tarafı var. Bazılarının öne çıkıp bazılarının geriye düştüğü bir yer.
Tam burada bir sözü hatırlıyorum. “Bazen ne söylendiğinden çok kimin söylediği önemlidir”.
Son dönemde hem magazin dünyasından birçok ünlünün kullanımı hem de Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün kullanımıyla daha fazla dikkat çekmeye başladı. Cumhurbaşkanı Gül’ün Twitter’ı en etkin kullanan 10 siyasi liderden biri seçildiğini de belirtelim.
Sosyal medyanın bu 3 önemli aracını birer cümle ile ifade ersek,
Facebook sizin kanalınız,yayın organınız.
Friendfeed arkadaşlarınızla temas etmeden buluştuğunuz yer, “temassız kafe”.
Twitter de kendinizi paylaştığınız, tek kişilik dünyanız.







